FRACTAL  resimler için 
 diğer sitelerim
 

 

 

 
 

BÜROKRASİ ve ben  (film gibi vallahi)

her gün, günlük hayatta o kadar çok, kurum ve kurullarla uğraşıp didiniyoruz ki artık alıştık, hayatımızın bir parçası oldu. işimiz biraz doğru, biraz hızlı bitse şaşırıyoruz, artan zamanı nasıl geçirsek diye? ne yapacağımızı bilmiyoruz. geçenlerde yine bir bürokrasi yaşadım. olağandı ama bazı arkadaşlara (sanki onlar ayda yaşıyor) ilginç geldi, ille yaz millet okusun dediler ben de yazıYORUM.

efendim malum, devletimiz şunu yapın, edin deyince bizim gibi aklı evveller emir telakki edip, tuzu kapar koşar. ben de öyle yaptım: nüfus cüzdanlarınızı değiştirin zira T.C. kimlik numarası olmayan cüzdanlar bundan sonra geçerli değil denildi. (halbuki %90 vatandaşımız iyisini yapıp hala eski cüzdanla dolaşıyor) biz sorumlu (daha iyi sıfat sorunlu) vatandaşız ya, hemen değiştirelim dedik. hanımın vakti benden daha bol ve de hanımlar daha az bürokrasiden etkilenir diye hanımı bu işle görevlendirdik. " hanım git bir bak bakalım ne lazımmış" dedik. tabii yanındaki ilk yardım çantasında fotoğraf, kimlik, nüfus cüzdan sureti, ikametgah vb. ülkemiz geleneği her birşey mevcut. hanım gitmiş, sormuş. yeni çıkarılmış, muhtarlıktan alınacak resimli ikametgah belgesi ile iki resim kafi demişler. bizde hemen eldeki resimle ikametgahları tamamlayıp, beşiktaş nüfus müdürlüğüne ikinci defa hanımı yolladık. "efendim resimler eski en fazla altı aylık olacak" demişler (halbuki 60 yaşla 65 arasında pek fark yok ayrıca sanki cüzdanlar her 6 ayda bir değişiyor, resimler hiç eskimeyecek) neyse tekrar resim çektirip ikici defa muhtara, üçüncü defa nüfus müdürlüğüne gidildi. bu sefer "efendim resimlerde kafa büyük çıkmış, nüfus cüzdanında ayrılan yere sığmazmış (halbuki resim TSE normuna uygun, var mı bilmiyorum ya, nüfus dairesinde böyle bir norm yok, muhtar bilirmiş!!!!). haydi resimciye, oradan üçüncü defa muhtara, oradan da dördüncü defa nüfus müdürlüğüne (bu isim daha birçok defa geçeceğinde bundan sonra NM diye anılacaktır) gidildi. muamele yapılıp 15 milyon tl. alınmış ve fakat sadece 5 milyonluk ankara menşeli bir vakfın makbuzu verilmiş. bizim hanım nedenini sorduğunda (tabii bu tip soruların resmi dairelerde ukalalık olduğunu bizim hanım nereden bilsin): "onu sen umum müdürlüğe soracaksın, emir böyle" denmiş. hanım, genel müdür akrabamız olmadığından, müdürü aramış ise de bulamamış eve dönmüş işi bitirmenin hazzı ile. olanları ve NM'de gördüğü ilgiyi!! bana anlattı. bu tip vakalara alışık olmama rağmen vakit ayırıp sayın valimize bir mektup yazdım (okumak isteyen tıklar). ezcümle durumu özetleyip "vatandaşın gördüğü bu muamele normal ve de reva mı" dedim" (10.06.2003). cevap NM'den 14.07.2003 te geldi ve 22.07.2003 tarihi saat 10.00 da NM'e müracaat etmem gereği rica edildi. ben de cevaben 18.07.2003 tarihinde yazı ile verilen tarihte başka randevum olduğunu ve gelemeyeceğimi bildirdim ve yine aynı tarihte sayın valime ikinci bir yazı yazdım, yazımda: (tamamını okumak isteyen tıklar) özet olarak, kamu görevlilerinin (NM) hala vatandaşları tabası gibi gördüğü, bu alışkanlıkların değişmesi gerektiği, maaşının tarafımızdan verilen vergilerle karşılandığını, randevunun taraflarca tespiti gerekliliğini vs. belirttim. 18.09.2003 tarihli cevabi yazı yine NM'den geldi. diyor ki: bundan önceki randevuya gelmediniz. ifadeniz alınacağından 26.09.2003 tarihinde saat 10.00 dairemize geliniz, gelmezseniz MEVCUTLU olarak ifadenizin alımı yoluna gidilecektir, BİLİNE. ba baba bababa. hadi bakalım yak buradan. (hayatta kamu görevlisi olmak varmış). bizimde işimiz yoktu 25.09.2003 de telefonla randevu alarak gittik İFADE verdik. ifademi kim aldı dersiniz? şikayet ettiğim nüfus müdiresi. YA RABBİM BU GÜNLERE ŞÜKÜR, beterinden sakla. sayın turgut özal'a ALLAH rahmet eylesin, iyi ki formaliteyi ve de bürokrasiyi azalttı!!!

netice:

  1. vatandaşa zorluk çıkar ki sana efendim desin

  2. maaşını vereni hatırlama ki rahat davranasın

  3. suçluyu hakim kıl ki ifadeni alsın

  4. kamu görevlisi çağırdı mı? ammmann git yoksa mevcutlu gidersin.

  5. akşamları yattığında dua et, işin  bürokrasiye düşmesin.

  6. bir dahaki dünyaya gelişinde özel sektörde iş arama

geri


 

 

mektup -1-

VALİLİK MAKAMINA

İSTANBUL VALİLİĞİ

                                                                              10.06.2003

 SAYIN VALİM,

 

Eşim üç sefer oldu Beşiktaş Nüfus Müdürlüğüne gidiyor, nüfus cüzdanlarımızı değiştirmeye. İlk ikisinde vesikalık fotoğraflarımız beğenilmedi. Her seferinde muhtarlıktan yeni ikametgah alınıyor. Tabii bunların hepsi ve gidiş-geliş yol masrafları şahsen karşılanıyor, harcanan zaman ise cabası. Nüfus müdürlüğünde bir fotoğraf normu yok veya açıklanmıyor. Fotoğrafçının çektiğini götürüyoruz. Bunların hepsini sineye çektik. Eşim 63 ben 65 yaşında ve emekliyim. Esas vurgulamak istediğim daha da başka:

 

İki yeni cüzdan için Nüfus Müdürlüğünde 15 milyon TL. istemişler 5 milyon Tl. lık fiş (Nüfus Hizmetlerini Güçlendirme vakfı İnş. Tah. ve Sanayi İşletmesi-Ankara  Maliye Bakanlığı Perakende satış fişi) vermişler. Eşim 10 milyonun ne olduğunu sorduğunda: Alınıyor, gidin Umum Müdürlük’e sorun, cevabını almış. Vakıf vb. ise makbuz karşılığı ödeyebilirim dedi ise de dinlenmemiş, verilmezse işlemin yapılmayacağı ifade edilmiş. Bu kadar ızdırab yettiği için 15.000.000 Tl verip 5.000.000 Tl. makbuzla işini yaptırabilmiş. 10 milyon Tl.nın nereye gittiği bizce malum değil.

 

Sizden istirhamım: Neden bizler, bu vatanın evlatları, kendi vatanında bu tip muamelelere muhatap kılınır? Bizler köle, bu milletin kamu görevlileri efendi midirler? Zar-zor kazandığımız paranın nereye gittiğini sormak suç mudur? Makbuzsuz para tahsili adet mi oldu? Bütün bunları biz hak ediyor muyuz? İşin aslı nedir?

 

Bütün bunlara güzel yurdumuzun en büyük ilinin en yüksek mülki amiri olarak LÜTFEN “DUR DEYİNİZ”, sebep sorunuz, keyfi işlemler bitsin.

 

En derin Saygılarımla                                         Ertan BOĞAZLI

 

başa dön


 

 

mektup -2-

KİŞİYE ÖZEL

Sayın Muammer GÜLER

Vali

İSTANBUL

                                                                       18.07.2003

 

SAYIN VALİM,

 

Size yazdığım 10.06.2003 tarihli mektubuma, 17.07.2003 tarihinde Beşiktaş Kaymakamlığı Nüfus Müdürlüğü cevabi yazılarını aldım. Teşekkür ederim.

 

Ancak ekte tekrar sunduğum ilk mektubum 3. paragrafında belirttiğim husus, cevabi yazıda tekrarlanmış. Şöyle ki: Sayın kamu görevlisi Nüfus Müdürüm yazısında muhatabını tabası gibi görerek filanca gün, filanca saatte makamında bulunmam gereğini belirtmiş. Bizleri boş gezen veya emir verilince derhal koşan müstahdemi gibi mütalaa etmişler. Halbuki ben ve benim gibi diğer vatandaşlar çalışacaklar, kazanacaklar, vergi verecekler ve sayın Nüfus Müdürüm biz vatandaşlara verdiği hizmet karşılığı olan maaşlarını alacaklar. Sanırım unutmuş olacaklar.

 

Görgü, çalışma kuralları ve etik olarak, randevu iki kişi arasında taraflarca kararlaştırılarak yapılır (kamunun kanuna dayalı tek taraflı verdiği randevular hariç) veya verilecek bilgi yazılı olarak ta verilebilir. Ben kendilerini cevapsız bırakmayacağım, işim dolayısıyla o gün davet gereğine uyamayacağımı bildireceğim.

Zamanınızın kıymetli olduğunu biliyorum. Büyük atılımların önünde küçük taşların bulunduğu ve önce o taşların temizlenmesi gerçeğinden hareketle sizin zamanınızı aldım. Sabrınıza teşekkür eder, gereğinin tarafınızdan yapılacağı inancımı yinelerim.

 

En derin saygılarımla

  

Ertan BOĞAZLI

 

 

Ekler:

1.    ilk mektubum

2.    Beşiktaş Kaymakamlığı Nüfus Müdürlüğü 14.07.2003 yazıları

 

 başa dön

 

hala bir site sahibi deðilseniz ATSHOSTING    #1 for the web hosting atshosting

www.sinanoglu.net

orada bir köy var bizim KÖYÜMÜZ www.yigityolu.com